“Birincil okur” olarak da olsa romanınızı beğendim, kaleminize sağlık.
Zira edebi zevk almak yerine, akla yatkın, olabilitesi yüksek olaylar arıyorum romanda.
Bu da benim “birincil okur” olduğumu gösteriyor bir nevi.
Sonlara doğru,İntihar sahnesinde “yazar uçmuş” demiştim ki;bağlantıyı güzel kurduğunuzu, sonuna kadar okuyunca anladım.
Özellikle başlarda kendimi romana ait hissettim, benden bir şeyler var romanda,tevafuk.
Çok nadir kitap beni alıp götürür, “Beyaz Usta Siyah Çırak” da bunlardan bir tanesi, sürükleyici bir roman.
Beyaz usta siyah çırak…Önce kitabın ismi çarptı beni…sonrasında kapak resmi ve renkler…ve sonra herşeyi…özellikle betimlemeler ve anlatıma eklenen sıfatlar gerçekten çok müthiş..hep baktığımız ama görmediğimiz yerden bakmayı başarmış bir kitap gerçekten..bir çırpıda okuduğum hani derler ya tadı damağında kalmak evet tadı damağımda kaldı gerçekten…akıcı,farklı bir dilde yazılan farklı bir hikayesi olan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum..hala etkisinde kaldığım bu edebiyat lezzeti için kalemine ve yüreğine sağlık değerli abim ve meslektaşım…
Programı yayınladığı gece izledim, akıcı ve güzel Türkçe’niz, dilinize hakimiyetiniz kitabınızın da ne kadar başarılı olduğunu henüz okumadan dahi belli etti. En kısa sürede okuyabilme umuduyla, başarılarınızın ve yeni eserlerinizin devamını temenni ederim.
Bahadır bey merhaba; Manisalıyım ankara istanbul izmir üçgeninde yaşamımı sürdürüyorum ve aslen akhisar’la hiçbir bağlantım yok ancak yerel basından sizi takip ediyorum avukatlığınızın yanı sıra hayata karşı sosyal yaşamdaki çabanız akp’de sürdürdüğünüz siyasi yaşamınızdan sonra kendinize yazar kimliği katmanız ve bu yola sağlam bi giriş yapmanız gerçekten takdire şayan.. yaşam kalitesi olarak örnek aldığım rafine kişilerdensiniz. çizginizi bozmamanız dileğiyle… başarılar iyi çalışmalar…
sizi ilk gördüğümde….dedimki kendi kendime….işte tuna.nın tahtını sallayacak kişi….çünkü çok yakışıklı va çok asil bi görünüşünüz var….ama yazdıklarınızın büyük kitleler tarafından kabul görmesi için medyatik olmanız gerekiyor…tabii yaşınızı göz önüne alırsak sizin şimdi basamakları koşar adım çıkmanız gerekir.
Sevgili Dostum, Kitabın günde 50 sahifedenfazla kitap okuyamayan bir okur olarak bir gecede bitirdiğim ender kitaplardan biri oldu.Birikiminin,donanımınınve dil anlatım zenginliğinin derinliği ve lezzeti,bir ilk romanda seni Borges,Marquez, P.Coelho vb.gibi ustalarla aynı düzeye taşıdığına tanık oldum.USTA birikimini,yeni kitaplarını,mütevazive hepyenibir şeyler öğrenmeye hazır olanzarif ÇIRAK merakınla yazman dileğiyle sevgiler.
beyaz usta siyah çırak’ın ulusal basında gördüğü ilginin farkında mısınız? tv programlarında konuklara hediye ediliyor, program konusu olarak konuşuluyor… ben bu kadarını tahmin etmemiştim. okuyun, tavsiye ederim. hayatınıza yeni kapılar açılacak. bahadır abi, yenisi ne zaman?
Bir Akhisarlı olarak BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU ile gurur duyuyoruz.Akhisarımızdan bir romancının çıkması son derece önemli Akhisarımızın tanıtımında çok etkili olacak.Kendisini tebrik ediyorum ve duruşu ile de takdir ediyorum Hepimiz destek olmalıyız
BAHADIR yENİŞEHİRLİOĞLU AĞABEYİMİZİN ROMANI BEYAZ USTA SİYAH ÇIRAK IN DENİZLİ DE ÇOK SATANLAR LİSTESİNE GİRMESİNİ SEVİŞNÇLE KARŞILADIK.KENDİSİ İLE GURUR DUYUYOR YENİ ROMANINI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ.TEBRİKLER
Bahadır Yenişehirlioğlu ağabeyimin yeni romanını sabırsızlıkla bekliyoruz. BEYAZ USTA SİYAH ÇIRAK beni çok etkiledi. Gerçekten için sızlıyarak okudum ve çok etkilendim.Tebrik ederim herkesede tavsiye ediyorum
Bahadır bey en başta sizin adınıza sonra Akhisar ve memleket hesabına hakikaten çok sevindim. Maddiyatın içinde kasavet peyda etmiş boğulmuş kalbimize, siyasetin çirkin ve kısır çekişmelerinden kendini kurtaramayan aklımıza ve hep ”ben ben” diye ortaya atılan nefsimize güzel bir ders verdiniz. Zira böyle bir eser meydana getirebilmek için bu vartalardan kurtulmuş olmak gerekir. Umarım sizin bu çabanız İnayet-i İlahiye ile neşv-ü nema bulur. Memleket güzel manevi çiçekler açar.
kitabınızı okudum çok güzel bir anlatım dili var gece 1 de geçti elime iki solukta okudum. ruh dünyamıza can vermişsiniz.
6.bölümde kitabın içindeyim dedim bir çok yerde göz yaşı döktüm özellikle de 12.bölümde sonra kitap ne ara bitti anlamadım
Sevgili Bahadır bey sizin çok yetenekli ve pratik zekalı olduğunuz konusunda hiç şüphemiz yok siyasete de bürokratlığada avukatlığada, gerek bilginizle gerekse karizmanızla pek yakışıyorsunuz herkes de bunu takdir ediyor.Ancak yanlış yaptığınız tek bir nokta varki maalesef onu hiç beceremiyorsunuz o da insanlara selam vermek. Belki seçim zamanı geldiğinde bunuda güzel yapıyorsunuz, ama millet buna inanmıyor.Halbuki kolunuzda adeta altın bilezik var bunun kıymetini birazcık bilseniz,bu altın bileziğiniz sayesinde millete iki satır dilekçe yazıverseniz, bir merhaba deyiverseniz, bu millet size seçim zamanında hizmetkar olur adeta. S aygılarımla. Gerçekler belki acıdır ama gerçek gerçektir.
Kitabını bir çırpıda okudum ve çok beğendim,kitap birçok kitleden okuyucunun ilgisini çekecektir eminim..
Kitapta beni en çok etkileyen bölüm şu cümlelerdi: “içimden bir ses ‘ışığı görmen gerek,nurun gözünü kör etmesine izin verme,meczup olman arzu edilen değil,daimi bir şükür halinde ne istiyorsan onu yap.Anlık sarhoşluklarla işin olmaz senin.Her zaman kıyamda dur.Eşinin,evladının,arkadaşının,bedenin velhasıl herşeyin hakkını vererek bir disiplin halinde kıyamda dur.Akıl etmen gerekir,aklı yabana atmaman gerekir,kula asla kul olmaman gerekir…”
Bu cümleler tek kelimeyle muhteşemdi!. Canan Yengeyle olan seyahatlerinin ve anılarının işte tam da bu noktada ana temaya uyum içinde bağlandığı dikkatli okuyucuların gözünden kaçmayacaktır.Zira, Sarp’ın ailesiyle -işlerinin yoğunluğuna rağmen- yakinen ilgilenmesi,özel vakitler ayırması, seyahatlere çıkarması kısacası kitaptaki ifadelerle “eşinin,evladının,arkadaşının, bedeninin,herşeyin hakkını vermesi, meczupluğa düşmeden daimi bir şükür halinde ne istiyorsa onu yapması” , Canan yengeyle yapılan kültürel ve dini amaçlı yurtdışı seyahatleriyle yansıtılıyor.
Dikkatimi çeken bir diğer husus ise felçli baba figürü, bu babaya yer yer merhametle karışık ince sitemler mevcut.ve, bu baba figürünün tesirinden dolayıdır ki kitabın baş kahramanı Sarp’ın davranışları,ileriki yaşlarında bu babayla bir tezatlık teşkil ediyor.Bu durum da, son derece takdire şayan ve düşündürücü.
Gelelim 12 Eylül olaylarına ve Evren’e.. Bu anıları okurken Sarpın sürekli “Sorun çıkaran olmamalıyım” veya “Gazoz istemenin hiç sırası değil” şeklindeki iç konuşmalarına hem gülümsedim hem de derinden üzüldüm.Evren’in hapis ve tutukluluk dönemlerinde ise gözyaşlarımı tutamadım.Evren karakteri babam olmasa yine de ağlarmıydım bilmiyorum…
Özetle,kitabı çok başarılı buldum.Ve, edebiyat dünyasına böyle bir kitap kazandırdığın için hem tüm okurlar adına, hem de rahmetli babama kitapta yer vererek onu bir anlamda ölümsüzleştirdiğin için kişisel olarak kendi adıma teşekkürü bir borç bilirim Amcacım.
Merhaba bahadır abi,
kitabını aldığım gün okudum. Bilmeni isterim ki çok beğendim. üç yerinde evde kendimi sessiz kahkahalar atarken buldum. Hatta emine gülmelerimden rahatsız olduğu, okuyamadığından şikayet ettiği için de başka odada okumaya devam ettim. ancak bu kitapta beni, yada seni tanıyan bir okuyucuyu diğerlerinden ayıran farklı bir çekim gücü var. çünkü kitaba başladığı gibi kendini anlattığın, kendi gözünle bakarak konuştuğun ortada. kitaba kurgu imajı katmak için isimleri değiştirmen, bazılarına isim bile koymayarak sıfatlar ile hitap etmen, kitabın aslında seni anlattığı gerçeğini değiştirmiyor. Kurgu imajı vermenin imkansız olduğunu da söyleyebilirim. Buradan sonra affına sığınarak birkaç yorum yapacam bahadır abi. Kitabın kurgu olamayacağını ispatlayan birkaç sebebim var:
birincisi, anılarının tamamen orjinal olması, yaşandığının ortada olması. Elif şafak’ın Aşkını okurken bir yerde öyle bir betimleme şekli kullanıldı ki bana anında betimlenen karakteri anlama şansını verdi. anında betimlenen kişinin yüzündeki ifade, vücut duruşu, vücut şekli, aklındaki düşünceler hayalimde canlanıverdi. o da deliyi kandırmak için kadının “sana helva alacağım” demesine delinin tebessümle ” helvaa, helvaa” demesi. senin kitabında bu olay bana 3-4 kere oldu. Kullanılacak tasvir sözcüklerinin hayalimde bu denli ileri seviye canlanmasının tek açıklaması, senin bu olayları birebir yaşamış olmandır. babanın yanağından akan yoğurdun kaşıkla alınırken sakalından ötürü çıkan hışırtı kitabın en muhteşem tasvir cümlesiydi. Sonra ravzada rüyadan uyanınca gayri ihtiyarı cennetül bakiye yönelmen. annenin mutfaktaki çamaşır makinesini zaptetmeye çalışması. baklava bölümüne hasta kaldım.
ikincisi, kurgu romanlarda anlatılan her olay, ana konuya veya temaya hizmet eder. (ya da en azından öyle düşünüyorum) Kitabındaki asıl konuyla alakası olmayan pekçok anı var. Canan ablayla yaptığın paris ve mısır gezileri, seyahatlerin sırasında tarihe yolculukların.
Bahadır abi, amaçlayarak mı yazdın bilmiyorum ama ben üç yerde gülmekten kırıldım. birincisi baklavaların yasaklanması anı. Bu bölümü müthiş hazırlamışsın. tüm bölüm boyunca altı çizilen baklavanın kısacık bir cümleyle yasaklanması süperdi. ikincisi mutfakta annenin makineyle olan mücadelesi müthişti. Burada küçük bir dipnot: göğüs yerine meme kelimesi kullanman tasviri daha doğru yöne çekerdi. tabi yönün komik bir anı mıydı onu da bilmiyorum. üçüncüsü, abinin hapiste işeme maceraları. Emine bu bölümlerde hiç gülmedi, işeme olayına ise çok üzüldü. onda farklı bir etki yarattı. Ama ben kendime hakim olamadım. Sonra bu üç bölüm üst üste gelince tamam dedim, tam aradığım kitap. Tıpkı babam ve oğlum filminde izleyiciyi istediği tarafa çekebilen yönetmen edasında yazılmış bir kitap zannettim. Sonra kitaba durgunluk ve dinginlik hakim oldu. Açık söylüyorum, sonuna kadar sürekli yeni bir komedi bekledim. Gelmedi.
Kitap kurgu değildi, ancak sarrafı da anlattığın kadar biliyorum. nasıl bu kadar üzerine gittin, gerçekten mi gittin, onu anlayamadım. Sanırım asıl buradan sonra kurgu başladı. Amen, ve silah sahnesi kesin kurgu imajı verdi. Madem kitabında tamamen kurguya gidecektin, ravzada Peygamer efendimize yaklaşmanı, omuzuna konan tüyü, akşamında gördüğün rüyayı, sonrasında kendini kontrol edemeyerek cennetül bakiye yürüyüşünü kitabın sonuna koymalıydın. Sonunu böyle bir sahne ile bağlayıp, ana amacın olan, doğru tarafı bulduğun sonucuna bıurada ulaşmalıydın. Çünkü ağladığım tek yer burası oldu.
Bahadır abi, çok cesur bir yazarsın artık. piyasadaki pekçok bestsellerdan iyi olduğunu düşünüyorum. bu işten keyif aldığın da ortada. Siyaseti tamamen unutup, artık yazacağını ümit ediyorum. Hayatındaki bu kırılma noktasının keyfini çıkarmanı temmeni ediyorum.
http://www.manisaanket.com
bu adreste manisa genelinde bir oylama yapılıyor ve biz bu adrese girdiğimizde manisada hayal kırıklığı yaşıyacakmışız gibi geliyor bu tarz anketlerde biraz daha partiyi ön plana çıkarırsak karasızların oylarıda bizleri gösterecektir. saygılarımla…
Sizinle kisa sureli tanisikligimiz olsa dahi dualarim,ve dusuncelerim sizin yaninizda. Milletimiz icin hayirlisi ile vekilliginizin gerceklesmesini, Yuce Allah’imdan niyaz ederim.
KEVSER ÖRÜNTAŞ
58 gün ago
yeni romanınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Büşra Aksoy
175 gün ago
“Birincil okur” olarak da olsa romanınızı beğendim, kaleminize sağlık.
Zira edebi zevk almak yerine, akla yatkın, olabilitesi yüksek olaylar arıyorum romanda.
Bu da benim “birincil okur” olduğumu gösteriyor bir nevi.
Sonlara doğru,İntihar sahnesinde “yazar uçmuş” demiştim ki;bağlantıyı güzel kurduğunuzu, sonuna kadar okuyunca anladım.
Özellikle başlarda kendimi romana ait hissettim, benden bir şeyler var romanda,tevafuk.
Çok nadir kitap beni alıp götürür, “Beyaz Usta Siyah Çırak” da bunlardan bir tanesi, sürükleyici bir roman.
Büşra Aksoy
186 gün ago
@Yenisehirlioglu ‘ndan okunası bir kitap. Kitaplığımın “favoriler” kısmında yerini aldı (:
Sedat Gümüşsoy
186 gün ago
Bu bayram kendinize bir jest yapın, boş bir zaman ayırın ve “beyaz usta, siyah çırak” isimli kitabı okuyun,okuyun,okuyun..
ÜMİT RONA
201 gün ago
Beyaz usta siyah çırak…Önce kitabın ismi çarptı beni…sonrasında kapak resmi ve renkler…ve sonra herşeyi…özellikle betimlemeler ve anlatıma eklenen sıfatlar gerçekten çok müthiş..hep baktığımız ama görmediğimiz yerden bakmayı başarmış bir kitap gerçekten..bir çırpıda okuduğum hani derler ya tadı damağında kalmak evet tadı damağımda kaldı gerçekten…akıcı,farklı bir dilde yazılan farklı bir hikayesi olan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum..hala etkisinde kaldığım bu edebiyat lezzeti için kalemine ve yüreğine sağlık değerli abim ve meslektaşım…
Gencer Gaffaroğlu
215 gün ago
Programı yayınladığı gece izledim, akıcı ve güzel Türkçe’niz, dilinize hakimiyetiniz kitabınızın da ne kadar başarılı olduğunu henüz okumadan dahi belli etti. En kısa sürede okuyabilme umuduyla, başarılarınızın ve yeni eserlerinizin devamını temenni ederim.
Cengiz Ersoy
228 gün ago
Bahadır bey merhaba; Manisalıyım ankara istanbul izmir üçgeninde yaşamımı sürdürüyorum ve aslen akhisar’la hiçbir bağlantım yok ancak yerel basından sizi takip ediyorum avukatlığınızın yanı sıra hayata karşı sosyal yaşamdaki çabanız akp’de sürdürdüğünüz siyasi yaşamınızdan sonra kendinize yazar kimliği katmanız ve bu yola sağlam bi giriş yapmanız gerçekten takdire şayan.. yaşam kalitesi olarak örnek aldığım rafine kişilerdensiniz. çizginizi bozmamanız dileğiyle… başarılar iyi çalışmalar…
Aziz Zambak
228 gün ago
sizi ilk gördüğümde….dedimki kendi kendime….işte tuna.nın tahtını sallayacak kişi….çünkü çok yakışıklı va çok asil bi görünüşünüz var….ama yazdıklarınızın büyük kitleler tarafından kabul görmesi için medyatik olmanız gerekiyor…tabii yaşınızı göz önüne alırsak sizin şimdi basamakları koşar adım çıkmanız gerekir.
Varol Burkay
241 gün ago
Sevgili Dostum, Kitabın günde 50 sahifedenfazla kitap okuyamayan bir okur olarak bir gecede bitirdiğim ender kitaplardan biri oldu.Birikiminin,donanımınınve dil anlatım zenginliğinin derinliği ve lezzeti,bir ilk romanda seni Borges,Marquez, P.Coelho vb.gibi ustalarla aynı düzeye taşıdığına tanık oldum.USTA birikimini,yeni kitaplarını,mütevazive hepyenibir şeyler öğrenmeye hazır olanzarif ÇIRAK merakınla yazman dileğiyle sevgiler.
Istemi Harta
241 gün ago
beyaz usta siyah çırak’ın ulusal basında gördüğü ilginin farkında mısınız? tv programlarında konuklara hediye ediliyor, program konusu olarak konuşuluyor… ben bu kadarını tahmin etmemiştim. okuyun, tavsiye ederim. hayatınıza yeni kapılar açılacak. bahadır abi, yenisi ne zaman?
Çetin Bayram Yıldız
243 gün ago
Şiddetle tavsiye ederim, BEYAZ USTA SİYAH ÇIRAK, mutlaka okuyun…
Çağlayan İbiş
243 gün ago
Bahadır abimizin,yeni kitabı Beyaz Usta Siyah Çırak’ı okumanızı tavsiye ederim.Bir okuyuşta bitireceksiniz
Muhammet Zeren
243 gün ago
Bir Akhisarlı olarak BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU ile gurur duyuyoruz.Akhisarımızdan bir romancının çıkması son derece önemli Akhisarımızın tanıtımında çok etkili olacak.Kendisini tebrik ediyorum ve duruşu ile de takdir ediyorum Hepimiz destek olmalıyız
Öznur Acun Tüccar
243 gün ago
BAHADIR yENİŞEHİRLİOĞLU AĞABEYİMİZİN ROMANI BEYAZ USTA SİYAH ÇIRAK IN DENİZLİ DE ÇOK SATANLAR LİSTESİNE GİRMESİNİ SEVİŞNÇLE KARŞILADIK.KENDİSİ İLE GURUR DUYUYOR YENİ ROMANINI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ.TEBRİKLER
Kevser Turacı Örüntaş
243 gün ago
Elimden düşmüyor inanın. bir yandan daha neler olacağını merak ediyorum bir yandan da hiç bitmese diyorum.
Özde Demirel
243 gün ago
Bahadır Yenişehirlioğlu ağabeyimin yeni romanını sabırsızlıkla bekliyoruz. BEYAZ USTA SİYAH ÇIRAK beni çok etkiledi. Gerçekten için sızlıyarak okudum ve çok etkilendim.Tebrik ederim herkesede tavsiye ediyorum
Ümit Kavlakoğlu
276 gün ago
Bahadır bey en başta sizin adınıza sonra Akhisar ve memleket hesabına hakikaten çok sevindim. Maddiyatın içinde kasavet peyda etmiş boğulmuş kalbimize, siyasetin çirkin ve kısır çekişmelerinden kendini kurtaramayan aklımıza ve hep ”ben ben” diye ortaya atılan nefsimize güzel bir ders verdiniz. Zira böyle bir eser meydana getirebilmek için bu vartalardan kurtulmuş olmak gerekir. Umarım sizin bu çabanız İnayet-i İlahiye ile neşv-ü nema bulur. Memleket güzel manevi çiçekler açar.
AYŞENUR KOCADAĞ
287 gün ago
kitabınızı okudum çok güzel bir anlatım dili var gece 1 de geçti elime iki solukta okudum. ruh dünyamıza can vermişsiniz.
6.bölümde kitabın içindeyim dedim bir çok yerde göz yaşı döktüm özellikle de 12.bölümde sonra kitap ne ara bitti anlamadım
s.sezer
293 gün ago
Sevgili Bahadır bey sizin çok yetenekli ve pratik zekalı olduğunuz konusunda hiç şüphemiz yok siyasete de bürokratlığada avukatlığada, gerek bilginizle gerekse karizmanızla pek yakışıyorsunuz herkes de bunu takdir ediyor.Ancak yanlış yaptığınız tek bir nokta varki maalesef onu hiç beceremiyorsunuz o da insanlara selam vermek. Belki seçim zamanı geldiğinde bunuda güzel yapıyorsunuz, ama millet buna inanmıyor.Halbuki kolunuzda adeta altın bilezik var bunun kıymetini birazcık bilseniz,bu altın bileziğiniz sayesinde millete iki satır dilekçe yazıverseniz, bir merhaba deyiverseniz, bu millet size seçim zamanında hizmetkar olur adeta. S aygılarımla. Gerçekler belki acıdır ama gerçek gerçektir.
Lamia Yenişehirlioğlu
297 gün ago
Merhaba Amcacım;
Kitabını bir çırpıda okudum ve çok beğendim,kitap birçok kitleden okuyucunun ilgisini çekecektir eminim..
Kitapta beni en çok etkileyen bölüm şu cümlelerdi: “içimden bir ses ‘ışığı görmen gerek,nurun gözünü kör etmesine izin verme,meczup olman arzu edilen değil,daimi bir şükür halinde ne istiyorsan onu yap.Anlık sarhoşluklarla işin olmaz senin.Her zaman kıyamda dur.Eşinin,evladının,arkadaşının,bedenin velhasıl herşeyin hakkını vererek bir disiplin halinde kıyamda dur.Akıl etmen gerekir,aklı yabana atmaman gerekir,kula asla kul olmaman gerekir…”
Bu cümleler tek kelimeyle muhteşemdi!. Canan Yengeyle olan seyahatlerinin ve anılarının işte tam da bu noktada ana temaya uyum içinde bağlandığı dikkatli okuyucuların gözünden kaçmayacaktır.Zira, Sarp’ın ailesiyle -işlerinin yoğunluğuna rağmen- yakinen ilgilenmesi,özel vakitler ayırması, seyahatlere çıkarması kısacası kitaptaki ifadelerle “eşinin,evladının,arkadaşının, bedeninin,herşeyin hakkını vermesi, meczupluğa düşmeden daimi bir şükür halinde ne istiyorsa onu yapması” , Canan yengeyle yapılan kültürel ve dini amaçlı yurtdışı seyahatleriyle yansıtılıyor.
Dikkatimi çeken bir diğer husus ise felçli baba figürü, bu babaya yer yer merhametle karışık ince sitemler mevcut.ve, bu baba figürünün tesirinden dolayıdır ki kitabın baş kahramanı Sarp’ın davranışları,ileriki yaşlarında bu babayla bir tezatlık teşkil ediyor.Bu durum da, son derece takdire şayan ve düşündürücü.
Gelelim 12 Eylül olaylarına ve Evren’e.. Bu anıları okurken Sarpın sürekli “Sorun çıkaran olmamalıyım” veya “Gazoz istemenin hiç sırası değil” şeklindeki iç konuşmalarına hem gülümsedim hem de derinden üzüldüm.Evren’in hapis ve tutukluluk dönemlerinde ise gözyaşlarımı tutamadım.Evren karakteri babam olmasa yine de ağlarmıydım bilmiyorum…
Özetle,kitabı çok başarılı buldum.Ve, edebiyat dünyasına böyle bir kitap kazandırdığın için hem tüm okurlar adına, hem de rahmetli babama kitapta yer vererek onu bir anlamda ölümsüzleştirdiğin için kişisel olarak kendi adıma teşekkürü bir borç bilirim Amcacım.
Başarılar,saygılar,sevgiler..
Lamia Yenişehirlioğlu
idris
302 gün ago
Merhaba bahadır abi,
kitabını aldığım gün okudum. Bilmeni isterim ki çok beğendim. üç yerinde evde kendimi sessiz kahkahalar atarken buldum. Hatta emine gülmelerimden rahatsız olduğu, okuyamadığından şikayet ettiği için de başka odada okumaya devam ettim. ancak bu kitapta beni, yada seni tanıyan bir okuyucuyu diğerlerinden ayıran farklı bir çekim gücü var. çünkü kitaba başladığı gibi kendini anlattığın, kendi gözünle bakarak konuştuğun ortada. kitaba kurgu imajı katmak için isimleri değiştirmen, bazılarına isim bile koymayarak sıfatlar ile hitap etmen, kitabın aslında seni anlattığı gerçeğini değiştirmiyor. Kurgu imajı vermenin imkansız olduğunu da söyleyebilirim. Buradan sonra affına sığınarak birkaç yorum yapacam bahadır abi. Kitabın kurgu olamayacağını ispatlayan birkaç sebebim var:
birincisi, anılarının tamamen orjinal olması, yaşandığının ortada olması. Elif şafak’ın Aşkını okurken bir yerde öyle bir betimleme şekli kullanıldı ki bana anında betimlenen karakteri anlama şansını verdi. anında betimlenen kişinin yüzündeki ifade, vücut duruşu, vücut şekli, aklındaki düşünceler hayalimde canlanıverdi. o da deliyi kandırmak için kadının “sana helva alacağım” demesine delinin tebessümle ” helvaa, helvaa” demesi. senin kitabında bu olay bana 3-4 kere oldu. Kullanılacak tasvir sözcüklerinin hayalimde bu denli ileri seviye canlanmasının tek açıklaması, senin bu olayları birebir yaşamış olmandır. babanın yanağından akan yoğurdun kaşıkla alınırken sakalından ötürü çıkan hışırtı kitabın en muhteşem tasvir cümlesiydi. Sonra ravzada rüyadan uyanınca gayri ihtiyarı cennetül bakiye yönelmen. annenin mutfaktaki çamaşır makinesini zaptetmeye çalışması. baklava bölümüne hasta kaldım.
ikincisi, kurgu romanlarda anlatılan her olay, ana konuya veya temaya hizmet eder. (ya da en azından öyle düşünüyorum) Kitabındaki asıl konuyla alakası olmayan pekçok anı var. Canan ablayla yaptığın paris ve mısır gezileri, seyahatlerin sırasında tarihe yolculukların.
Bahadır abi, amaçlayarak mı yazdın bilmiyorum ama ben üç yerde gülmekten kırıldım. birincisi baklavaların yasaklanması anı. Bu bölümü müthiş hazırlamışsın. tüm bölüm boyunca altı çizilen baklavanın kısacık bir cümleyle yasaklanması süperdi. ikincisi mutfakta annenin makineyle olan mücadelesi müthişti. Burada küçük bir dipnot: göğüs yerine meme kelimesi kullanman tasviri daha doğru yöne çekerdi. tabi yönün komik bir anı mıydı onu da bilmiyorum. üçüncüsü, abinin hapiste işeme maceraları. Emine bu bölümlerde hiç gülmedi, işeme olayına ise çok üzüldü. onda farklı bir etki yarattı. Ama ben kendime hakim olamadım. Sonra bu üç bölüm üst üste gelince tamam dedim, tam aradığım kitap. Tıpkı babam ve oğlum filminde izleyiciyi istediği tarafa çekebilen yönetmen edasında yazılmış bir kitap zannettim. Sonra kitaba durgunluk ve dinginlik hakim oldu. Açık söylüyorum, sonuna kadar sürekli yeni bir komedi bekledim. Gelmedi.
Kitap kurgu değildi, ancak sarrafı da anlattığın kadar biliyorum. nasıl bu kadar üzerine gittin, gerçekten mi gittin, onu anlayamadım. Sanırım asıl buradan sonra kurgu başladı. Amen, ve silah sahnesi kesin kurgu imajı verdi. Madem kitabında tamamen kurguya gidecektin, ravzada Peygamer efendimize yaklaşmanı, omuzuna konan tüyü, akşamında gördüğün rüyayı, sonrasında kendini kontrol edemeyerek cennetül bakiye yürüyüşünü kitabın sonuna koymalıydın. Sonunu böyle bir sahne ile bağlayıp, ana amacın olan, doğru tarafı bulduğun sonucuna bıurada ulaşmalıydın. Çünkü ağladığım tek yer burası oldu.
Bahadır abi, çok cesur bir yazarsın artık. piyasadaki pekçok bestsellerdan iyi olduğunu düşünüyorum. bu işten keyif aldığın da ortada. Siyaseti tamamen unutup, artık yazacağını ümit ediyorum. Hayatındaki bu kırılma noktasının keyfini çıkarmanı temmeni ediyorum.
başarılar.
HASAN ÇELİK
410 gün ago
http://www.manisaanket.com
bu adreste manisa genelinde bir oylama yapılıyor ve biz bu adrese girdiğimizde manisada hayal kırıklığı yaşıyacakmışız gibi geliyor bu tarz anketlerde biraz daha partiyi ön plana çıkarırsak karasızların oylarıda bizleri gösterecektir. saygılarımla…
Gurkan Gurkas
415 gün ago
Merhaba Bahadir Bey,
Sizinle kisa sureli tanisikligimiz olsa dahi dualarim,ve dusuncelerim sizin yaninizda. Milletimiz icin hayirlisi ile vekilliginizin gerceklesmesini, Yuce Allah’imdan niyaz ederim.
Men Sabera Zafera
Saygilarimla